HAZARDTÜRK
HOŞGELDİNİZ BİLGİ PAYLAŞIMI İÇİN LÜTFEN ÜYE OLUNUZ

HAZARDTÜRK

DOĞAL AFETLER,ARAMA KURTARMA,YANGIN,KBRN (NBC), İLKYARDIM,ASTROLOJİ PAYLAŞIM PORTALI
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 İLKYARDIM NEDİR? (detaylı)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
h@z@rd
SİTE KURUCUSU ADMİN
SİTE KURUCUSU ADMİN
avatar

Mesaj Sayısı : 402
Rep : 5500
Rep Gücü : 15766
Nerden : geldik gidiyoruz
Kayıt tarihi : 24/07/09
Yaş : 37

MesajKonu: İLKYARDIM NEDİR? (detaylı)   C.tesi Ağus. 01, 2009 9:24 am

İLKYARDIM NEDİR?

İlkyardım nedir? Böyle bir soru yönelttiğimde herhalde birçoğunuz “ne kadar anlamsız bir soru bu” diye düşünecektir. Çünkü adı üstünde, bir sorun çıktığında yapılacak ilk yardımı ifade etmektedir. Haklısınız. Ancak bir şeyin farkında mısınız? Kaçımız bir sorun oluştuğunda bu ilk yardımı yapabiliyoruz, ya da ne kadar doğru yapabiliyoruz? Hepimiz iyi kötü bir yardım yapılması gerektiğini okuduk ya da duyduk ama yapmaya gelince orada dona kalıyoruz, neden acaba?

İlkyardımın yazılışı konusunda bir fikir birliği olmasa da TDK(Türk Dil Kurumu) İLK YARDIM şeklinde yazılmasını önerirken ben buna karşı çıkıp İLKYARDIM olması gerektiğine inanıyorum. Çünkü ayrı yazıldığında birçok alanda (mesela araba yolda kaldığında yapılacak yardım gibi) ilk yardımı ifade ederken, birleşik yazıldığında sağlık alanında kullandığımız bir kavramı ifade etmesi açısından ayrı bir önemi olacaktır diye düşünüyorum.

İlkyardımın genel bir tanımını yaparak konuya giriş yapmak istiyorum.

Ani olarak hastalanan veya yaralanan kimseye anında, olay yerinde ve çevre imkânlarından yararlanılarak yapılan, tıbbî olmayan geçici müdahaleye İLKYARDIM denir.

Bu tanımı açacak olursak:

Bir kişi hastalandığı (kalple ilgili sorun, bayılma, sara nöbeti gibi)

veya bir kaza sonucu yaralandığı (ekmeği keserken parmağını kesmek, merdivenden inerken düşmek, futbol oynarken topun karna çarpması gibi) anda yanındaysanız hemen müdahale etmeniz gerekir. Bu müdahaleyi çevrenizdeki olanaklardan yararlanarak yapmalısınız. İlerdeki haftalarda açıklayacağım uygulamalarla ilkyardım yapabilirsiniz.

İlkyardım için ihtiyacınız olan üç şey var: bilginiz, aklınız ve elleriniz (bazen de nefesiniz). Bunların dışında malzeme aramak için zaman kaybetmeyin. Aklınızı ve bilginizi birleştirdiğinizde bütün malzemelerin yanı başınızda olduğunu göreceksiniz.

İlkyardımı gözünüzde büyütmeyin, korkmayın çünkü çok kolaydır; sadece ciddiye alın. Eğer ciddiye almazsanız yapacağınız hatalar siz dâhil herkesi üzebilir.

İlkyardım sonrası hasta ya da yaralı genellikle hastane tedavisine ihtiyaç duyar, işte bu nedenle geçici bir müdahale denilmektedir. Bazı durumlarda (mesela küçük bir sıyrık ya da kesikte) hastaneye gitmek gerekmez ama derin bir yara, büyük bir damar kanaması söz konusuysa mutlaka hastaneye gitmelidir.

İlkyardımda kesinlikle ilaç(tıbbi tedavi) kullanılmaz, Ahmet beye iyi gelen bir ilaç Ayşe hanıma iyi gelmeyip ölümüne bile neden olabilir. O nedenle özellikle hastalanmalarda ilaç vermeyin, yaralanmalarda zaten ilaca gerek yoktur.

İlkyardımla ilgili bilmeniz gereken diğer bir şey: ilkyardım yapıldığı yere veya ortama göre değişmez yani trafik kazasında, depremde, sporda, dağda, bayırda, okulda ilkyardım aynıdır (eğer bir yerde afetlerde ilkyardım başlığını görürseniz ciddiye almayın). Çünkü kanama hangi şekilde oluşursa oluşsun üstüne bastırmazsanız durmaz. Ya da kişi hangi nedenle bayılırsa bayılsın ayılması için sırt üstü yatırmanız gerekir. O nedenle hastalanma ya da yaralanmanın oluş şekli ile ortamı ilkyardım uygulamasını değiştirmez.

Sağlık personelinin (hekim, hemşire vs) veya ev hanımının (öğretmenin, köylünün, işçinin) yapacağı ilkyardım arasında fark yoktur; elinin altında malzemesi yoksa sağlık personeli de olsa fark etmez aynı ilkyardımı yapar. Eğer sağlık personeli ambulansla gelmişse ve malzemesi varsa ya da hastanedeyse o zaman yapılan zaten ilkyardım değil acil bakımdır.

Sanılanın aksine sağlık personeli ilkyardımı bilmeyebilir; çünkü ilkyardım ayrı bir bilgi alanıdır. Aynen, bilgisayar tamircisinin program yapamaması ya da bilgisayar programcısının tamir yapamaması gibi bir şeydir. Bir örnekle açıklamaya çalışayım:

Sanırım1998 yılıydı, öğrencilerle İzmir’in en büyük, bölge hastanesi gibi çalışan hastanesinin acil servisinde stajdaydık. Öğrencileri çeşitli birimlere yerleştirdik. Bir süre sonra cerrahi müdahaledeki öğrenci geldi ve hocam orada bir hasta kanıyor gelir misiniz dedi. Hastayı görünce kanamayı niye durdurmayıp beni çağırdığını sorduğumda öğrencinin cevabı düşündürücüydü:”Hocam buranın görevli sağlık memuru var, hemşire ve doktorlar gelip gidip görüyorlar onlar bir şey yapmayınca ben çekindim onun için sizi çağırdım”. Bu arada, benim dikkatimi çektiği kadarıyla, orada bir kişi görevini iyi yapmıştı. Kim dersiniz? Temizlikçi! Kan yere akmasın diye kanayan kolun tam altına bir çöp kovası yerleştirmişti.

Karşımdaki müdahale masasında 18-20 yaşlarında bir genç yatıyordu, vücudunun üst kısmı çıplaktı, sol kolunun dirseğe yakın kısmında kesi vardı ve damla damla kanıyordu. Kan kaybeden genç adam soğuğa yakın bir odada yarı çıplak yatıyor ve kimse farkında değil, oysa bütün şok konularında şöyle yazar: kan kaybı varsa, kişinin şoka girmesini önlemek için kişinin üstü örtülmelidir.

Durumun korkunçluğunu anlayabildiniz mi? O kişi nereden getirilmişse getirilmiş ama bir Allahın kulununda o kanamaya baskı uygulamak-sargıyla kapatmak aklına gelmemiş, hadi o getiren kişiler sağlıkçı değil peki hastanedeki sağlık personeli neden yapmamış? Müdahaleyi yapacak cerrah gelene kadar kaybedilen kanın hesabını kim verecek? Çünkü kaybedilen her gram kan şoka götüren bir olgudur, onu da bırakın savunma sistemi alt üst oluyor; kan kaybı olmayan kişi o yara kapatıldıktan/dikildikten sonra ertesi gün ayağa kalkabilecekken kan kaybının arttığı durumlarda iyileşme gecikecek ve kişinin halsizliği geçene kadar belki üç gün belki de bir hafta yatacak. Aradaki farkı gördünüz mü? O hastanede çalışan sağlık personeli (hekim, hemşire, sağlık memuru) okullarından mezun olana kadar birçok kez kanama ve şok konularında sınava girmiş ve geçmişlerdir. O anda bir sözlü sınav yapsanız her birinin papağan gibi o konuları tekrarlayabileceğinden eminim. Ama tekrarlamak yani ezberlemek yetmiyor. Anlamak öğrenmek gerekiyor. Kanamayı ve şoku kalıp gibi ezberlemekle iyi uygulamacı olunmaz. Hele bir de tıbbi terim safsatasıyla yabancı kelimelerle dolu kişilerin içselleştiremediği bilgiler söz konusuysa sonuç beklemek boşuna.

Kısacası bazı bilgileri ezberleyerek ilkyardım yapılamaz öncelikle neyi – neden yapmanız gerektiğini iyi bilmeniz(anlamanız) gerekir ki çabalarınız boşa gitmesin. Kan kaybının önemini anlamazsanız yara kanar ve siz hastaneye yetiştirmeye çalışırsınız, ama hastaneye vardığınızda yaralıyı kaybedersiniz. Oysa kanamayı durdurup hastaneye yetiştirirseniz hastanızı kaybetmezsiniz. Unutmayın küçücük basit bir hareketiniz (kanayan damarın üzerine basınç yaparak kanamayı durdurmak) en modern, gelişmiş aletlerin ve en iyi yetişmiş hekimlerin başaramayacağını başarır; kan kaybı olmayınca şoka girmez ve kurtulur, şoka giren kansız kalmış bir kişiyi ise hiçbir alet ve hekim geri getiremez.

Ne yazık ki ülkemizde kazalarda oluşan ölümlerin en önemli sebeplerinden biri kanamanın kontrol altına alınmadan yani durdurulmadan taşınmasıdır. Yine aynı acil serviste başka bir hastanenin acil servisinden nakil gelen bacağından yaralanmış genç bir adamın kanaması durdurulmadan gönderildiği için gözümüzün önünde ölmesi unutamadığım olaylardan biridir. Bunları yazmamın nedeni sizin bu konuya dikkatinizi çekmek ve hep aklınızda olmasını sağlamak içindir.


BİLGİYE, AKLINIZA VE ELLERİNİZE ihtiyacınız olduğundan söz ettim.

Ancak ilkyardım yapabilmeniz için öncelikle soğukkanlı olmanız gerekir. Eğer soğukkanlı olmazsanız sahip olduğunuz bilgilerinizi kullanamazsınız, çünkü aklınız devreden çıkar.

Hepimiz beklenmedik (hem de üzücü) bir olayla karşı karşıya kaldığımızda ne yapacağımızı şaşırırız bu normal bir tepkidir. Anormal olan bu tepkiyi sürdürmektir. Belki şöyle bir örnek ne demek istediğimi size daha iyi anlatır: sınava gireceksiniz, çok güzel çalıştınız. Sınava girdiniz sorular geldi, hepsi çalıştığınız ve bildiğiniz konulardan. Ancak ilk soruyu okudunuz, cevabı biliyorsunuz ama o an aklınıza gelmiyor, çıldıracaksınız! İşte bu dakikadan sonra karşınızda iki seçenek var ya o soruya takılıp kalıp zaman kaybı ve panikle(aklın devreden çıktığı dönem) boş kâğıt verirsiniz ya da diğer sorulara bakar hangisinin cevabını hatırlarsanız ondan başlayıp yavaş yavaş sakinleşip(aklın devreye girdiği dönem) tüm soruları cevaplarsınız.

İlkyardımda da bu yol izlenir, eğer “ben ne yapacağım şimdi” diye telaşa kapılırsanız belki kurtarabileceğiniz bir kişiyi kaybedebilirsiniz. Oysa biran için gözünüzü kapatıp derin bir nefes alıp kişiye odaklanıp ne yapabilirim diye düşünürseniz aklınıza mutlaka bilgilerinizden biri gelir. O anda sıralama önemli değildir, ama doğru olduğundan emin olduğunuz işlemden başlayın. Bu 112 yi aramak olabileceği gibi, çevredeki insanları yardım için örgütlemek, kanamayı durdurmak, kişiden adı soyadını öğrenmek olabilir. Bir yerden başladığınızda akıl devreye girer ve diğer bilgiler çorap söküğü gibi gelmeye başlar.

Doğru olduğundan emin olduğunuz işlemden başlamanız konusunu tekrar hatırlatmak isterim; yapılan araştırmalara göre ilkyardımda doğru olduğundan emin olunmayan bilgilerin uygulanması esnasında hata yapma olasılığı % 50 den yüksekmiş. Bunun anlamı emin değilseniz o bilgiyi uygulamayın çünkü hata yapma olasılığınız yüksektir, o nedenle doğruluğundan emin olduğunuz bilgiyi uygulayın.



İlkyardımda bazı temel kurallar vardır (hayatımızın her anında olduğu gibi). Temel kural demek hiç atlamamanız gereken kural demektir. Bu kurallardan birincisi, belki de en önemlisi

F EMNİYET/GÜVENLİKTİR: bir hastalanma, kaza, yaralanma söz konusu ise kişiye ya da olay yerine müdahale etmeden önce üç emniyet tedbirini sağlamak zorundasınız: 1.KENDİ GÜVENLİĞİNİZ, 2.HASTANIN/YARALININ GÜVENLİĞİ, 3.ÇEVREDEKİ KİŞİLERİN GÜVENLİĞİ.

Gazetelerde okumuşsunuzdur, yardım ederken araba çarptı öldü, suda boğulmakta olan kişiyi kurtarırken öldü vs. gibi. Demek ki kurtarmaya çalışırken ölmek kimseye yarar sağlamıyor olsa olsa gelecek yardım ekibinin işini zorlaştırıyor. O halde ölmek değil de işe yaramak istiyorsanız hemen çevreyi kolaçan edin size zarar verebilecek sorunları saptayıp, önleminizi mutlaka alın. Daha sonra yaralıya/hastaya zarar verebilecek sorunlar var mı, ya da yardım edeyim derken kullanacağınız yöntemler ona zarar verebilir mi? Bizim amacımız karşımızdakine zarar verip yaralamak, öldürmek değil; tersine hayatını kurtarıp, sakatlamadan, en kısa ve doğru yoldan hastaneye ulaştırılmasını sağlamak olmalıdır. Yardım yaparken kendimizin ve hastanın/yaralının güvenliğini sağladık ama çevrede insanlar varsa onların yardımına muhtaçsak onların da güvende olmasını sağlamalıyız.





1.Tedbir, 2.teşhis, 3.Tedavi, 4.Telekominikasyon, 5.Triyaj, 6.taşıma



TEDBİR: Emniyet ya da güvenlik de dediğimiz bu basamak hakkında yukarıda açıklama yaptım

TEŞHİS: Emniyet sağlandıktan sonra hastanın/yaralının sorunu ne ise ona odaklanırız; bayıldı, merdivenden düştü yarası var mı, top oynarken ayağını burktu, kesici bir cisimle yaralandı kanaması var vs gibi. İlkyardımcı olarak teşhis dediğimizde kastettiğimiz kişinin sorununu saptamaktır.

TEDAVİ: Saptadığımız soruna yönelik yapacağımız ilkyardım uygulamalarıdır. Bayıldıysa sırt üstü yatırıp ayağını yukarı kaldırmak, yarası varsa yarasını kapatmak, burkulan kısmı desteklemek-soğuk uygulamak –dinlendirmek, kanayan yere basınç uygulayarak kanamayı durdurmak vs.

TELEKOMİNİKASYON: İletişim safhasıdır, ilkyardım uyguladığımız kişilerin hastaneye götürülmesi söz konusuysa ambulans çağırma işlemi aşamasıdır.

TRİAJ: Özellikle kazalarda çok sayıda yaralı varsa, hangisinin öncelikle yardıma ihtiyacı olduğunu saptama aşamasıdır, bazen teşhisten sonra uygulanır bazen de tedaviden sonra naklederken hangisinin öncelikle gönderilmesi gerektiğini saptamak üzere uygulanır.

TAŞIMA: hastanın/yaralının taşınması için en uygun koşullar ambulansta(cankurtaranda) mevcuttur, o nedenle ilk tercih ambulans olmalıdır(kara, hava, deniz ambulansı gibi). Ancak ambulanslar her vakaya gelmedikleri için ya da yetersiz kaldıkları durumlarda farklı araçlarda kullanılabilmektedir. Unutmayalım, hayati tehlike olan durumlarda mutlaka cankurtaranla hastaneye gönderilmelidir.

_________________
İki Şey Aklın Eksikliğini Gösterir Konuşulacak Yerde SUSMAK ; Susulacak Yerde KONUŞMAK !![Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
İLKYARDIM NEDİR? (detaylı)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
HAZARDTÜRK :: İLKYARDIM :: İLKYARDIM HAKKINDA BİLGİLER-
Buraya geçin: